#ABD #Afganistan #Amerika #Asya #Çin #Düşünce #Ekonomi #Genel #Güvenlik #Irak #İran #Jeopolitik #Lübnan #Medya #Ortadoğu #Rapor #Rusya #Siyaset #Suriye #Tema

İran’daki Toplumsal Çöküş, Ekonomik Kriz ve Ayaklanmalar

İran'daki Toplumsal Çöküş, Ekonomik Kriz ve Ayaklanmalar

İran, ekonomik kriz, toplumsal çöküş ve artan ayaklanmalarla boğuşuyor. Hiperenflasyon, işsizlik ve sosyal baskı, toplumun gelecek tahayyülünü yok ederken, sistemik yolsuzluk ve kurumsal güven kaybı meşruiyet krizini derinleştiriyor.

İran’daki Toplumsal Çöküş

1. Sosyal Bağların Zayıflaması ve Umutsuzluk

Oligarşik rantçı düzenin en büyük etkisi, toplumdaki “gelecek tahayyülü”nün yok olmasıdır.

  • Beyin Göçü: Sadece akademik kadrolar değil, artık kalifiye işçiler ve sanatkarlar da ülkeyi terk etmektedir. İran her yıl ortalama 150 bin eğitimli gencini kaybetmektedir.

İran Bilimsel Olimpiyatlarında başarılı olanların %92’si son 14 yılda İran’ı terk ederek gelişmiş ülkelerde yaşamayı tercih etmiştir. Ayrıca İranlı üniversite mezunlarının %25’i gelişmiş ülkelerde yaşamaktadır. Kaşan Üniversitesi Rektörü Abbas Ziraat, öz eleştiride bulunarak, “Sloganlarda değil uygulamada “Amerika’ya ölüm” demeliyiz, yoksa bu kadar gencin Amerika’ya gitmesiyle Amerikalılara fiili olarak yardım etmekteyiz ve boşuna “Amerika’ya ölüm” diye slogan atıyoruz” açıklamasında bulunmuştur.(1)

  • İntihar Vakaları: Ekonomik çıkmazlar ve sosyal baskı nedeniyle intihar oranlarında, özellikle gençler ve sağlık çalışanları arasında ciddi bir artış gözlemlenmektedir. İran’da yılda yaklaşık 130.000 kişi intihar teşebbüsünde bulunuyor ve 7.000 kişi hayatını kaybediyor. İntihar oranları her 100 bin kişide 5 kişi iken son dönemlerdeki artış ile her 100 bin kişiden 8 kişiye yükselmiş. 15-24 yaş aralığında hayatını kaybedenlerin üçüncü ölüm nedeni intiharlar. (2)

2. Madde Bağımlılığı ve Suç Oranları

Toplumsal çürümenin en görünür göstergelerinden biri uyuşturucu salgınıdır.

  • Bağımlılık: Dünyada uyuşturucu kullanım sıralamasında ikinci sırada bulunan İran’da resmi verilere göre 2 milyon 808 bin uyuşturucu madde kullanıcısı var.(3) İran’da alkol ve uyuşturucu tüketimi yasak ancak resmi rakamlara göre, yılda yaklaşık 3 bin kişi uyuşturucudan hayatını kaybediyor. Resmi olmayan verilerle bu sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. (4)
  • Adli Suçlar: Yoksulluk, hırsızlık ve gasp vakalarını artırmış; bu durum şehir güvenliğini sarsmıştır. Devletin buna tepkisi ise rekor seviyeye ulaşan idam infazları.  İnsan hakları kuruluşlarının yayınladığı raporlara göre, 2023 yılında İran genelinde en az 834 kişi idam edildi. Bu, ülkede son sekiz yılın en yüksek oranına işaret ediyor. (5)

3. Kurumsal Yolsuzluk ve Güven Kaybı

Halkın devlete ve kurumlara olan güveni, “sistemik yolsuzluk” nedeniyle asgari düzeye inmiştir.

  • Yolsuzluk: İran, kamu sektöründe rüşvet, iltimas ve devlet kaynaklarının kötüye kullanımı gibi sorunların “kronik” ve “çok yüksek” kabul edildiği ülkeler grubundadır. Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) verilerine göre İran, yolsuzluk algı endeksinde genellikle listenin alt sıralarında yer almaktadır. Yani İran, dünyada en fazla yolsuzluğun olduğu ülkeler arasındadır.(6)
  • Ayrıcalıklı Sınıf: Devrim Muhafızları ile bağlantılı “Ağazadeler” (ayrıcalıklı yöneticilerin çocukları) lüks içinde yaşarlar, parazit gibi sistemin bünyesine çöken bu ağazadeler, en yüksek maaşları ve mevkileri alırlar, bol para ve şatafat içinde yaşarlar, dokunulmazlardır. Öte yandan halkın büyük bir kısmının yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkum edilmesi toplumsal öfkeyi körüklemektedir. (7)

İran’da ordu ikiye ayrılır: Klasik ordu (Arteş) ve İslam Devrimi Muhafızları Ordusu (Pasdaran) Devrim Muhafızları sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda İran ekonomisinin yaklaşık %40’ını kontrol eden devasa bir holding gibidir. (8)

  • Ekolojik Çöküş: Yanlış su politikaları ve kurumsal ihmal sonucu göllerin kuruması (Urmiye Gölü gibi) ve tarımın çökmesi, kırsaldan kentlere büyük ve kontrolsüz bir göç dalgası yaratmıştır.(9) Hatta su krizi öyle bir boyuta vardı ki İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, başkent Tahran’dan vatandaşların tahliyesine başlanması gerekebileceğini söyledi. (10)

4. Toplumsal Kutuplaşma

İran rejiminin, 1979 ‘İslam Devrimi’ sonrasında da BM üyeliğini devam ettirmesi bir “ulus-devlet” olarak uluslararası sistemin kurallarını kabul etmesi, anayasasını bir mezhep(İsna Aşere) ideolojisi temelinde inşa etmesi, adı İslam fakat ruhu ve uygulamaları tam bir kapitalist rejim ortaya koyması sosyolojik olarak büyük kimlik krizleri oluşturdu. Rejimin birleştirici bir nizamdan ziyade parçalayıcı, kutuplaştırıcı, dikta yönetim anlayışı halkın içerisinde büyük kamplaşmaları doğurdu. Kabaca ifade etmek gerekirse;

-Muhafazakar-Seküler Kutuplaşma

-Mezhepsel(Şia-Ehli Sünnet) Kutuplaşma

-Etnik(Fars-Türk-Kürt…) Kutuplaşma

-Zengin-Yoksul Kutuplaşması

Farklı etnik kimliklerin baskılanması, asimilasyon ve katliama tabi tutulması öte yandan Fars milliyetçiliğinin artması toplumsal bölünmeyi büyütmektedir. İran’daki Fars milliyetçiliği, ülkenin çok etnikli yapısı içinde hem birleştirici bir üst kimlik hem de zaman zaman gerilim kaynağı olan köklü bir olgudur. Bu milliyetçilik, Arap veya Türk milliyetçiliğinden farklı olarak, İslam öncesi kadim Pers geçmişi ile İslami kimliğin sentezinden oluşur.

Fars milliyetçiliği, sadece bir ırkı değil, antik dönemden beri süregelen bir “İranlılık” (İraniyet) bilincini esas alır.

  • İslam Öncesi Gurur: Ahameniş ve Sasani imparatorlukları, milliyetçi söylemin kalbidir. Büyük Kiros (Cyrus) ve Darius, modern Fars milliyetçileri için adalet ve medeniyetin kurucularıdır.
  1. yüzyılda Rıza Şah ve oğlu Muhammed Rıza Pezehlevi döneminde milliyetçilik devletin resmi ideolojisi haline geldi:
  • Modernleşme: “Tek millet, tek dil” politikasıyla Farsça zorunlu eğitim dili yapıldı.
  • Ariliğe Vurgu: İran isminin (Aryanların ülkesi) resmi olarak kullanılması ve Pers geçmişinin İslam’ın önüne geçirilmesi hedeflendi. 1971’deki Pers İmparatorluğu’nun 2500. Yıl Kutlamaları bu anlayışın zirvesidir.

İslam Devrimi Sonrası: “İslami İranlılık”

1979 Devrimi başlangıçta milliyetçiliği “şirk” veya “cahiliye adeti” olarak görse de, İran-Irak Savaşı (1980-1988) durumu değiştirdi.

  • Vatan Savunması: Savaş sırasında rejim, halkı motive etmek için dini söylemlerin yanına milliyetçi temaları da eklemek zorunda kaldı.
  • Şii-Fars Sentezi: Günümüzde İran devleti, “Farsçayı” ve “Şiiliği” İran kimliğinin ayrılmaz iki parçası olarak sunar. Bölgesel nüfuz çabalarında “Pers gücü” imajı el altından desteklenir.

Etnik Çeşitlilik ve “Farslaştırma”

İran nüfusunun yaklaşık %50’si Fars’tır. Geri kalanını Azerbaycan Türkleri, Kürtler, Beluçlar, Araplar ve Kaşkaylar oluşturur.

  • Dil Meselesi: Farsça tek resmi dildir. Diğer etnik grupların anadilde eğitim talepleri, devlet tarafından “ayrılıkçılık” ve “ulusal güvenlik tehdidi” olarak algılanır.
  • Kültürel Hegemonya: Milliyetçilik, zaman zaman diğer kimlikleri baskılayan bir “asimilasyon” aracı olmakla eleştirilir.

İran’da milliyetçi tarihçilerin önde gelen isimlerinden Abdulhüseyin Zerinkub’un ‘İki Asırlık Sessizlik’ adlı kitabında resmetmeye çalıştığı ve standart resmi tarih görüşü olarak değerlendirilebilecek teze göre İran-Pers imparatorluğu İslam öncesi dönemde büyük ve görkemli bir medeniyete sahipken kendisinden çok daha aşağı bedevi bir kavmin (Arapların) saldırısına uğramış, bütün sarayları, kütüphaneleri ve şehirleri bu yarı vahşi kavim tarafından yakılıp yıkılmıştır. O dönemden itibaren iki asır boyunca İran ve Fars dili sahneden silinmiş ve yeniden kendisine gelebilmesi için Abbasilerin iş başına gelmesi ve İranlı şahsiyetlerin yeniden sahneye çıkması gerekmiştir. Yine de İran hiçbir zaman eski parlak günlerine ulaşamamıştır ve bunda en büyük etken ülkeyi etkisi altına alan Arap ve sonrasında Türk kültürüdür.(11)

Ahmed Kesrevi’nin de bize çok yabancı gelmeyen ancak ilginç bir şekilde kimi İranlı kesimler arasında kabul gören teorisine göre Azeri Türkleri aslında etnik kökenleri itibariyle Fars olup sonradan özellikle Selçuklu ve Moğol hakimiyeti döneminde Türkleşmişlerdir.(12)

İran’daki bu Fars milliyetçiliğinin devlet eliyle beslenmesi, ünlü meydanlarına Pers İmparatorluğuna ait sembolik heykellerin dikilmesi, rejimin, Pers milliyetçiliğini ve vatan bağını dirilterek halkı bir arada tutma denemesi olarak öne çıkıyor. (13)

Özetle; Fars milliyetçiliğine İran siyasetinde bir “çimento” işlevi verilmeye çalışılırken, aynı zamanda ülkedeki etnik azınlıklarla olan ilişkilerde en hassas fay hattını oluşturmaktadır.

5. KİMLİK KRİZİ

  • Yeraltı Hayatı: Dışarıda katı mezhebin dinleştirildiği rejimin baskılarına maruz kalan kitleler, evlerinde ve gizli partilerde tamamen seküler ve Batılı bir hayat sürmektedir. Bu “çifte standartlı yaşam”, toplumsal karakterde bir aşınmaya yol açmaktadır.
  • Dini Meşruiyetin Kaybı: “Teokratik Cumhuriyet” rejimin baskıcı uygulamaları, çifte standartları özellikle gençler arasında din karşıtlığının ve deizmin hızla yayılmasına neden olmuştur. İslam’ın sadece adının olup dinin bir mezhep kalıbına sokulmaya çalışıldığı, rejimin bir çelişkiler yumağına dönmesi, tüm zulümleri ve gayri islami uygulamaları İslam adına topluma dayatılmaya çalışılması büyük bir ifsada yol açmaktadır. Zira çarpık düzene karşı çıkmayı, oligarşik düzen her defasında İslam’a karşı çıkmak olarak yaftalamaktadır. (14)

EKONOMİK YANSIMALAR

1. Döviz Krizi ve Riyal’in Çöküşü

İran Riyali (IRR), 2025 yılı boyunca dolar karşısında dramatik bir değer kaybı yaşadı.

  • Rekor Düşüş: Aralık 2025 sonunda serbest piyasada 1 ABD doları yaklaşık 1,4 milyon riyal seviyesine kadar gerileyerek tarihi bir dip noktasına ulaştı. Yıl başında bu rakam 800 bin seviyelerindeydi. Riyaldeki bu kontrol edilemez düşüş üzerine Merkez Bankası Başkanı Mohammad Reza Farzin, 29 Aralık 2025’te istifa etmek zorunda kaldı.

İran’daki ekonominin kötü yönetilmesi ve birçok kronik sorunun doğurduğu büyük iktisadi sorunlardan biri; Resmî / uluslararası (kağıt üstündeki) kur ile fiilî (serbest piyasa / sokak) kur arasında büyük bir uçurumun oluşmasıdır. Bu iktisadi durumu anlamak için ülkemizdeki resmi kur ile fiili kuru karşılaştırdığımızda piyasaların dalgalanması sırasında cüzi farklar olduğuna şahitlik edebiliyoruz. Fakat bu fark İran’da kalıcı ve çözülemez bir hale dönüşmüş durumda. Somutlaştırmak gerekirse;

Resmî / uluslararası kur: 1 USD ≈ 42.000 IRR(İran Riyali)

100 USD ≈ 4.200.000 IRR

Bu durumda: 104.000.000 IRR(İran’daki asgari ücret) ≈ 2.400 USD

👉 Bu sadece teorik bir değerdir. İranlı bir işçi bu doları gerçekte alamaz. (İran’da insanların ve maaşların gerçek alım gücü resmi kura göre değil fiili kura göredir.)

Gerçek / serbest piyasa kuru (İran içi gerçeklik)

İran’da günlük hayatta kullanılan fiilî kur yaklaşık olarak: 1 USD ≈1.000.000 IRR (yer ve zamana göre değişir)

Bu kura göre: 104.000.000 IRR ≈ 100 – 115 USD

💱 İran’da USD karşılığı; İran’daki fiilî (serbest piyasa) kuru ile alım gücü daha doğru olur: Yaklaşık 1 USD ≈ 1 000 000 IRR kabul edersek ➡️ 103.990.000 IRR ÷ 1.000.000 ≈ ~104 USD 👉 İran’da asgari ücret yaklaşık 100–110 USD/ay eder.

İran’da 2 çocuk sahibi ve kira vs. destekleri alan bir asgari ücretlinin maaşı TL cinsinden yaklaşık 5.000 TL’dir.

  • İran’da rakamlar çok büyüktür (milyonlarca riyal) Bundan dolayı İran’da konuşmayı kolaylaştırmak için sıfırlar atılır. Alışverişte ve pazarda herkes tümenle konuşur. Tümen, İran’da halk arasında kullanılan gayriresmî para birimi adıdır. Kısaca tanım: Riyal: resmî para birimi, Tümen: halk arasında kullanılan, riyalin 10.000 katı. 1 tümen = 10.000 riyal. Satıcı: “Bu ekmek 5 tümen” der. Gerçek fiyat: 50.000 riyal

2. Enflasyon ve Hayat Pahalılığı

Halkın alım gücü ciddi şekilde erimiş durumda.

  • Genel Enflasyon: Yıllık enflasyon oranı Aralık ayı itibarıyla %42,5 civarında seyrediyor.
  • Gıda ve Sağlık: Gıda fiyatlarındaki artış yıllık bazda %72‘ye ulaşırken, ilaç ve tıbbi malzeme fiyatları %50 oranında arttı. Bu durum, temel gıdaya erişimi ciddi bir sosyal sorun haline getirdi.

3. Enerji ve Altyapı Krizi

İran, dünyanın en büyük petrol ve gaz rezervlerinden birine sahip olmasına rağmen ciddi bir iç enerji krizi yaşıyor.

  • Su Krizi: Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Aralık 2025’te ülkenin son 60 yılın en kötü kuraklığını yaşadığını ve su durumunun “kritik” olduğunu açıkladı. Birçok büyükşehirde gece su kesintileri uygulanıyor.
  • Elektrik ve Gaz: Doğalgaz eksikliği nedeniyle sanayi tesislerinde ve konutlarda kış aylarında elektrik kesintileri yaşanıyor.

4. Dış Ticaret ve Petrol

  • Petrol İhracatı: Yaptırımlara rağmen İran, 2025’in son çeyreğinde petrol ihracatını günlük 2,2 milyon varil seviyelerine çıkarmayı başardı (çoğunlukla Çin’e yapılan gri satışlar). Ancak elde edilen gelirin bankacılık yaptırımları nedeniyle ülkeye girişi ve kullanımı oldukça kısıtlı.
  • Trump Etkisi: ABD’de Donald Trump’ın yeniden seçilmesiyle birlikte yaptırımların daha da sıkılaştırılacağı beklentisi, piyasalarda büyük bir belirsizlik ve korku yaratmış durumda.

5. ABD’nin Siyasi Çıkarlarını Gözetmenin Ağır Ekonomik Kaybı

İran, ABD’nin bölgedeki siyaseti doğrultusunda hareket ederek özellikle Irak ve Suriye’deki milislerini ve vekil güçlerini finanse etmesi nedeniyle ekonomisine ciddi zarar verdi.

  • Direniş Ekseni: Bölgede Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’deki müttefikleriyle bir blok oluşturmak.
  • Şii Jeopolitiği: Bölgedeki Şii toplulukları üzerindeki dini ve siyasi nüfuz.

İran’ın bölgede bağımsız bir role sahip olduğunu söylemek yanlış bir ifade olacaktır. Zira İran, bölgenin tüm kritik meselelerinde Amerika ile birlikte hareket etmektedir. Dolayısıyla İran, bölgedeki Amerikan politikasında merkezi bir devlet olup Irak, Suriye, Yemen, Afganistan, Lübnan ve diğer bölgelerde Amerika’ya bağlıdır. İran’ın eylemlerine dikkatli şekilde bakan bir kimse, bunu açık bir şekilde görecektir. (15) İran’ın içişlerinde serbest dışişlerinde ise ABD yörüngesinde olduğu gerçeği her ne kadar kimi zaman yapılan kayıkçı kavgaları sebebiyle bulanıklaşsa da siyasi eylemleri ve neticeleri sağlıklı bir akıl ve güçlü bir siyasi bilinç ile okumak doğru sonuca ulaştıracaktır.

Çok yönlü olan bu bahsi kısaca belirtmek gerekirse;

İran, Afganistan ve Irak’ın işgalinde Amerika’yı desteklemiş, yandaşlarının bu işgale destek vermelerini sağlamış, 2014’ten bu yana ise Amerika ve kuklası rejimlere karşı ayaklanan Müslümanlara karşı onun yanında savaşmalarını sağlamış ve Yemen’de iktidarı ele geçirmek için de ABD destekli Husileri desteklemiştir.

Bu nedenle Amerika, Körfez ülkeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmak ve İngiltere’nin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla onlar için bir korkuluk olsun diye İran’ın askeri makine ve nükleer programlarını geliştirmesine izin vermiş ve Amerika ile ilişki kuran Bahreyn’deki yandaşlarını da desteklemiştir. (16)

Özetle; İran ekonomisi şu an yüksek enflasyon, çöken para birimi ve su/enerji kıtlığı kıskacında “savaş ekonomisi” şartları altında yönetilmeye çalışılıyor.

AYAKLANMALAR

İran rejimi ekonomik çöküş ve toplumsal öfkenin yarattığı bir meşruiyet kriziyle boğuşuyor. İran’da yaşananlar sadece ekonomik bir kriz değil. Kapsamlı bir sistem krizi. Protestolar bunun dışa yansıması.

Bu seferki protestoları diğerlerinden ayıran önemli faktörler var:

  • Çarşı/esnaf uzun zamandır dini ve muhafazakar sistemi destekliyordu fakat bu defa rejimin karşısında yer alıyor. Tarihi bir kopuş ve kırılma yaşanıyor. İran Devrimi’nden beri bu ilk kez oluyor.
  • Ekonomik sebeplerle başlayan protestolar artık rejimi hedef almış durumda. Protestocular “Millet dileniyor, Ağa (Hamaney) tanrılık taslıyor” “Hamaney’e Ölüm” ve “Bağışla Hamaney, artık (liderlik koltuğundan) kalkma zamanı geldi” sloganlarını atıyor. Kasım Süleymani’nin heykelleri, Hamaney’in posterleri yakılıyor. (17) Sosyal medyada ise “Hamaney benim liderim değil” ifadesi yeni bir protesto biçimi olmaya başladı.(18)
  • Lorlar ve Bahtiyariler, İran ordusunun en savaşçı omurgasını oluşturur ve silahlı mücadele kapasiteleri çok yüksektir. Rejime çok sadıktırlar normalde. Rejimin kendi mezhebinden (Şii) olan bu grubun isyan etmesi, Tahran için ciddi bir tehdittir. İran’ın kalbi olan Meşhed’te (8. İmam Ali Rıza türbesi buradadır) dahi gösteriler gerçekleşiyor. (19)
  • Toplumun çok farklı katmanlarından, entelektüel kesiminden protestolara destek rejime eleştiri bildirileri yayınlanıyor. İranlı sinemacılar, belgeselciler, senaristler ve yazarlar birliği rejim aleyhtarı bildiriler yayımlandı. (20)

Klasik Savunma: Her Şey Dış Güçlerin Oyunu

Rejim her zamanki gibi tüm bu yaşananlara karşı dış düşman söylemine dayanarak, elindeki güçlü propaganda araçlarını kullanarak kendisinin olmaması durumunda “tekfirci teröristlerin” bütün Şiileri ya da diğer azınlıkları yok edeceğini ileri sürüyor. Aynı söylemi ülke içinde de başarıyla kullanıyor. “Demokratik standartlarımız düşük olabilir ama hiç olmazsa güvenliğimiz var” söylemi, son birkaç yıldır Tahran’ın en sık başvurduğu slogan durumunda. (21)

Klasik “dış mihraklar” masalıyla birlikte rejim on yıllardır aynı şeyleri söylüyor. Ama bu defaki söylem halkta bir karşılık bulmuyor.

Esasında ABD’nin tehditleri büyük bir yozlaşma içinde bulunan rejimin ömrünü uzatıyor. “Dış düşmanlar bizi hedef alıyor, içeride birlik olmalıyız.” söylemi ile herkesin boyun eğmesi bekleniyor. ABD, İran’ı Ortadoğudaki istikrar için kilit devlet olarak görüyor. İran ile Ortadoğu’da stratejik bir güç dengesini oluşturan ABD, son ana kadar rejimin yanında yer alacaktır. (22) Fakat şu bir hakikat ki sokak tüm dengeleri değiştirdiğinde ABD, kaybeden tarafta yer almayacaktır. Kendini yeniden konumlandırıp İran’daki kazanımlarını kaybetmeme adına ve Ortadoğu’daki istikrarı/suküneti sağlama politikası gereği kazanan tarafta yer alacaktır. (23)

Ayaklanmaların En Büyük Handikapı: Bariz Liderlik Eksikliği

Farklı kesimler ortak bir öfkede birleşiyor. Ama henüz organize bir muhalefet hareketi yok.

Şah bir önderlik edebilir mi? Şah’ın bir muhalefet lider olarak piyasaya sürülmesi de rejimin işine gelmektedir. Monarşik ve fars faşisti bir figürün muhalif lider olarak ön plana çıkarılması rejim karşıtlarını parçalamaya yetiyor. Zira Kürtler, Türkler ve diğer ırkların bir Fars faşistinin kral olması için ölmeyi göze alması pratikte pek mümkün görünmüyor.

Son olarak İran’ı “Rejimin Devamı, Kademeli Reform ve Sistem Değişikliği” olmak üzere 3 Senaryo beklemektedir. (24)

Birinci senaryo: Demir yumruk stratejisini uygulumak Rejimin klasik olarak göstereceği refleks budur. Rejim, protestoları ezer, güvenlik güçlerini sokaklara salar, interneti keser ve yabancı parmağı suçlamasıyla iç birliği sağlamaya çalışır. Hapishaneleri ve mezarlıkları kendi vatandaşları ile doldurur. Hamaney’in otoritesi altında muhafazakarlar hakimiyeti korur, ılımlılar/reformistler kenara itilir. Ekonomi daha da çöker, yoksulluk artar ama rejim hayatta kalır. Bu, en olası kısa vadeli yol gibi görünüyor. Çünkü Devrim Muhafızları hala güçlü ve rejim, geçmiş isyanları (2009, 2019, 2022) böyle bastırdı. Ancak bu kez genç nüfusun öfkesi ve ekonomik krizin derinliği, baskıyı sürdürülemez kılabilir.

İkinci senaryo: Kontrollü reform ve uzlaşma. İlk adımı atıldı: 80 milyon kişiye aylık 1 milyon tümen verilme kararı alındı. Bu senaryoda Pezeşkiyan gibi reformcu figürler güçlenir, yaptırımlarla müzakere masasına oturulur. Nükleer programda tavizler verilir ve Batı’yla kısmi açılım sağlanır. Hatta ekonomi biraz nefes alabilir. Yavaş yavaş sosyal kısıtlamalar gevşetilir ve kadın hakları gibi alanlarda adımlar atılır. Bu, rejimin kendini yenileme çabası olur; Hamaney sonrası geçişi yumuşatır. Ama muhafazakar kanadın direnci ve Devrim Muhafızları’nın veto gücü, bunu zorlaştırabilir.

Üçüncü senaryo: Radikal değişim, devrim veya kaos. Protestolar büyür, ordu ve halk arasındaki çatışmalar kontrolden çıkar, ülke dış müdahaleye açık bir hale gelir, rejim çöker. Bu kanlı bir iç savaşla kaosa yol açabilir. Suriye’de dahi ordusu ile katliam yapmaktan imtina etmeyen rejim, kendi ülkesinde halkına acımayacaktır. Zira devlet halk için değil halk devlet içindir, anlayışı insan canını değersizleştirmektedir. Bu en riskli ve kötü senaryodur. İran halkının İslam’ı istismar eden yozlaşmış rejimin gölgesinde yaşadığı toplumsal çöküş, ekonomik kriz ve siyasi kaostan çıkışın yegane yolu ise bölgedeki Müslüman halklar ile bütünleşerek gerçek bir İslami devletin kurulmasına çalışmaktır.

1)https://iramcenter.org/uploads/files/Yran-Ycin-Kronik-Tehlike-Beyin-Gocu.pdf

2) https://x.com/indypersian/status/1835371304385692001/photo/1

3) https://tr.euronews.com/2018/06/19/iran-da-2-milyon-808-bin-uyusturucu-kullanicisi-var

4) https://www.dw.com/tr/i%CC%87randa-yasaklar%C4%B1n-g%C3%B6lgesinde-alkol-ve-uyu%C5%9Fturucu-ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1/video-43691016

5) https://www.rudaw.net/turkish/middleeast/iran/06032024

6) https://ticaret.gov.tr/blog/ulkelerden-ticari-haberler/iran/iran-yolsuzluk-algi-endeksinde-146nci-sirada-yer-aldi

7) https://www.haksozhaber.net/genc-bir-mollanin-iranli-yoneticilerin-luks-hayatlarina-yonelik-elestirileri-108224h.htm

8) https://iramcenter.org/uploads/files/I%CC%87ran_Silahli_Kuvvetlerinin_Yapisi_ve_Devrim_Muhafizlari-Ertes%CC%A7_I%CC%87lis%CC%A7kisi_Son_b_.pdf

9) https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-da-kuraklik-ve-kotu-yonetim-nedeniyle-su-krizi-derinlesiyor/3775599

10) https://www.dw.com/tr/i%CC%87randa-su-krizi-b%C3%BCy%C3%BCyor-tahran%C4%B1n-tahliyesi-g%C3%BCndemde/a-74716964

11) https://dergipark.org.tr/en/pub/iusarkiyat/article/1498138

12) https://iramcenter.org/fars-milliyetciligi-ve-mesruiyet-krizi-672

13)https://www.ensonhaber.com/dunya/iranda-gorkemli-heykel-acilisi

14) https://x.com/tr_khamenei_ir/status/2007787070165823685

15) https://www.hizb-uttahrir.info/tr/index.php/soru_cevap/emir-e-sorulanlar/15663.html

16)https://www.hizb-uttahrir.info/tr/index.php/son-eklenenler/21940.html

17) https://x.com/KeskinArif/status/2009147374766305320

18)https://x.com/mehmet_koch/status/2008072072564560164

19) https://x.com/ragipsoylu/status/2009391379911463307

20) https://x.com/KeskinArif/status/2009489223871598760

21)https://www.gercekhayat.com.tr/dosya/iran-devrimi-sona-erdi-kazanan-fars-milliyetciligi/

22) https://www.youtube.com/live/MmhuqEy_gu8

23) https://ir.voanews.com/a/8101446.html

24)https://www.indyturk.com/node/770619/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/i%CC%87ran%E2%80%99da-f%C4%B1rt%C4%B1na-%C3%B6ncesi-sessizlik-%C3%BC%C3%A7-senaryo-ve-k%C4%B1r%C4%B1lgan-gelecek